Son Osmanlı: Yandım Ali
admin tarafından 4 Mayıs 2008 tarihinde Sinema kategoriye yazıldı. • Yorum yok
Eskiden beri Hollywood sinemasının, kahramanlaştırma yöntemiyle yarattığı idoller sinema salonlarımıza, evimize girdi. Hatta eski Türk sinemasıyla birlikte kendi sinemamızın bir öğesi olarak da sunduğumuz oldu. Ancak her türlüsünde izleyen taraf olmuştuk. Sinemamızın canlandığı günlerde bizim kahramanımız olacak, bazen bizi, bazen dünyayı tehlikelerden koruyacak kahramana ihtiyaç doğdu(!).
Klişeleşmiş kahramanlarının yerini dolduramayan Amerikalılar şu aralar eskileri canlandırmaya çalışıyor. Ancak kahramana dayalı sinema yapma mantığının ne kadar ihtiyaç olduğunu sorgulamak gerekiyor. “Gişesi sağlam olsa da içerikleri şişirme olan öykülerle canlandırılmış filmler gerçekten bize uyar mı?” sorusunun cevabı Son Osmanlı’yla beraber geldi. Hem bizi anlatan hem kahraman yaratan, tıpkı Amerika’da olduğu gibi çizgi romandan uyarlanmış, “onlar yapar da biz yapamaz mıyız?” ezikliğiyle yapılmış, öz be öz Türk kahraman Yandım Ali.
Filmin geçtiği zamanın Kurtuluş Savaşı süreci olduğunu düşünürsek, milliyetçiliğin kaçınılmaz olarak içerik addetmesini anlayabiliriz. İşte Ali’nin yabancılarından birinci farkı burada. En geniş ölçüde milliyetçi. Çapkın mı çapkın, gönül eğlendirmesini seven, aynı zamanda sevdiği kadına bağlı kahramanımız ali kahramandaşlarıyla ikinci farkını burada oluşturuyor. Son derece romantik, cinsel içerikli kahraman Ali. Amerika’yla karşılaştırma yapmak istemiyorum ancak kahraman konusunda çaresiz kalıyorum. Çünkü sözde ahlak konusunda bizden az tutucu olan Amerikalıların izlediği romantik öğelerden daha fazlasını izlediğimize inanıyorum. Filmdeki iyi-kötü çatışmasını bile aldatma üzerine kurmak, bu noktada bayağı olmuş. Kurtuluş Savaşı’nın kendisi milliyetçi bir olay olduğunda ilk noktaya fazla sözüm yok. Hem Türkler bir kahraman yaratırlarda, kahraman milliyetçi olmaz mı? Polat Alemdarlar, Tarkanlar, Battal Gaziler…
Görsel olarak filmden çok hoş tatlar aldığımız bir gerçek. Aynı zamanda filmde Atatürk’ü canlandıran oyuncu ve yönetmen açısıyla Atatürk’ün aktarılışı çok başarılı. Yani Yandım Ali’yle Mustafa Kemal karşılaşınca, Yandım Ali’de olduğu gibi bizim de dizlerimizin bağı çözülüyor. Ancak bu başarı senaryo olarak elde edilememiş. Ruslara silah satmaya çalışan İngiliz tüccarın akıbetini tam olarak anlayamadık mesela.
Anlayış olarak filmin gittiği yol ise bana kalırsa son derece yanlış. Filmlerde çoğu şeyler kahramanlara mal edilebilir ancak Kurtuluş Savaşı’nın kahramanı olarak halkı biraz az gördük. Sadece filmin sonun da mermi taşıyarak gösterilen insanların o gerçek savaşın, gerçek kahramanları olduğu düşünülürse daha fazla yer verilebilirdi halkın iradesine. Bunun yerine aşağılanan, silahları alınmış askeri göstererek daha koyu milliyetçi tavır alınması çok ucuz, biraz da tribünlere oynama gibi geliyor.
Sonuç olarak çoğunlukla tribünlere oynayan Son Osmanlı: Yandım Ali amacına ulaştı, büyük gişe payını kaptı. Geriye ne kaldı sorusunun birkaç cevabı var: Öncelikle Türk Sinema’sı kendine has bir kahraman kazandı. İkincisi bu kahramanı çok iyi yaratan, gelecekte de mutlaka özdeşleşecek Kenan İmirzalıoğlu’nu, Ali olarak kazandı. Çok zamanınız olursa izleyebilirsiniz.
| Etiket | Açıklama |
|---|---|
| Film: | Son osmanli yandim ali |
| Yönetmen: | Mustafa Sevki Dogan |
| Gösterim Tarihi: | 19 Ocak 2007 (Türkiye) / Diğer Ülkeler |
| Tür: | Action | Comedy | Drama | History | War |
| Seyirci Puanı: | 1,065 seyirci, 10 üzerinden ortalama 7.8 puan verdi |
| Süre: | Germany:126 dk. | Türkiye:119 dk. (TV version) |
| Oyuncular: | ... |
| Diğer: |
|
| Filmden Sahneler: | Bilgi yok |
Powered by IMDBTag |
İlginizi Çekebilecek Yazılar :



