Takva

admin tarafından 4 Mayıs 2008 tarihinde Sinema kategoriye yazıldı. • Yorum yok

Din bin yıllardır yapısı gereği dogmatiktir. Sorgulanmaz, kabul edilir. Kimine göre ilahidir, kimine göre dara düşünce sarıldığı söğüttür. İnsana özgü bir kavram olmasından ötürü özeldir. Ancak tarihin akışı içerisinde bu insana özgü kavramı amaçları uğruna kullanan, yaptıkları pis işlere alet dönemler görülür. En büyük arınma yolunu en büyük pislikle aynı kaba koyanlar, başkalarına kendisininkini dayatan misyonerler, kendisininkinde n olmadığı için katleden dikdatörler… Tarih hep bu öykülerle doludur. Bu yüzden nerede temiz bir inanç görsek, iki kere düşünürüz.
Ortaçağda kilisenin baskısı altında kalan Avrupa, zaten hep dinin baskısını hissetmiş Ortadoğu ve Asya bir türlü sanat yönünden özgürleşemedi. Yapılan eserler aynı yöne, göğ doğru yapılınca farklı olma kavramı anlamını yitirdi. Ancak Avrupaki rönesanstan sonra yayılan düşünce akımlarıyla halk gibi sanat da özgürleşti. Son yüzyıllarda başta Amerikan sineması olmak üzere din konusuyla ilgili pek çok filmler yapılmıştır. Çoğunda herkesin görmek istediği verilmiş, çerçevenin biraz dışına çıkılınca Orta Çağ damarı tutan insanlar avaz avaz bağırmıştı. Bizim için ise olay bambaşkaydı. Kendini bildi bileli dinle yaşayan, ezanla yatıp ezanla kalkan Türkler, bir günde laik olmuştu geçmiş yüzyılda. İşte bunun sancılarını hala karnında bir yerde hissetmekteydi.
Türkiye’de benzeri hiç yapılmayan gibi inanç içerikli din filmi henüz izlenmeden çok konuşuldu. Avrupa’nın ortaçağ zedeleri gibi bizim de Osmanlı zedelerimiz vardı nitekim. Ama ortada bir de gerçek vardı. Ve bu gerçeği sonunda sinema yorumladı. Film tepkilerden korkmayacak kadar cesur bir dille yazılıp, daha cesur bir dille yorumlanmış. Kendinizi bir ayinin parçası ortasında kaybederken, var olan o ince çizgiyi daha çok hissedeceksiniz. Din uğruna yapılanlarla, din kullanarak yapılanları göreceksiniz.
Önder Çakar’ın senaryosu, Özer Kızıltan’ın yönetimi ve Portakal’lık oyunu ile filmin çok büyük bir bölümünü kaplıyor. Geriye kafanızda bir kaç soru işareti ve acabalar kalıyor. filmini bir diğer başarısı ise müzikleri. Sanırım Türkiye’de filmi bu kadar iyi bütünleyen film müzikleri yapılmamıştı. Tabiki bir istisna var:Eşkıya. Aslında ile Eşkıya arasında bir benzerlik daha var. İki filmde insanların varlığını reddettikleri, kimine göre tartışma mevzusu bile yapılmayacak konular, anlatıldı. Bilinç altında da olsa tartıştırıldı.
Senenin ticari olmayan filmi , amaçladığı sanatsallığa bana kalırsa ulaştı bile. Zorla da olsa kafamıza din ve vicdanın bazen farklı şeyler olabileceğini soktu. Bunu yaparken işleri çok gerçekten çok zordu. En ufak bir aşırılık bütün incirleri batırabilecekken, layıkıyla tamamen dürüstçe anlatmışlardı. Laiklik ile din arasında kalmış vicdani bir ülkede  bunca ahlaksızlık nasıl yapılıyor sorusunun cevabını filmde buluyorsunuz. Tabi bu önemli cevap size keyifli bir seyir vaad etmiyor. Sürekli diken üstünde oluyorsunuz. Mutlaka görülmesi gereken filmi, bu senenin en iyi filmlerinden olmakla beraber, Türk Sineması’nın da kilometre taşlarında biri olacak.

EtiketAçıklama
Film:Takva
Yönetmen: Özer Kiziltan
Gösterim Tarihi: 1 Aralık 2006 (Türkiye) / Diğer Ülkeler
Tür: Drama
Seyirci Puanı: 1,504 seyirci, 10 üzerinden ortalama 7.5 puan verdi
Süre: 96 dk.
Ödüller: 18 wins&2 nominations
Oyuncular: ...
Diğer: Eklentisel Bilgiler
EtiketAçıklama
MPAA:
Ülke: Germany |
Dil: Turkish
Renk: Color
Görüntü Oranı: 1.85 : 1
Ses Formatı: Dolby Digital
Şirket: Corazón International
Sertifikalar: Germany:12 | Argentina:13
Imdb Etiketi:IMDBTag içerik desteğini, imdb.com sağlamaktadır.
Ses Formatı, Görüntü Oranı gibi bilgileri içerir
Filmden Sahneler: Bilgi yok
Powered by IMDBTag

Share This Post
Etiketler: , , , , , , ,

İlginizi Çekebilecek Yazılar :

Yorum yazın