Baba’nın başına gelenler

admin tarafından 29 Ekim 2008 tarihinde Sinema kategoriye yazıldı. • Yorum yok

’, 1972 yılında 4. Adana Film Şenliği’nde en iyi film ve en iyi ekrek oyuncu dallarında ödüllerini aldı. Lakin, devrin iktidarı bunu öğrenince, jüri üyelerini havaalanından geri çevirmiş ve yeni bir değerlendirme yapmalarını emretmişti! Sonuçta ödüller değiştirildi. En iyi oyuncu ödülü Cüneyt Arkın’a, en iyi film ödülü de Yılmaz Duru’nun yönettiği ‘Karadoğan’ filmine verilmişti.


Yönetmen: Yılmaz Güney Senaryo: Yılmaz Güney (Bekir Yıldız’ın Üç Yoldaş isimli eserinden) Oyuncular: Yılmaz Güney, Müşerref Tezcan, Kuzey Vargın, Yıldırım Önal, Nedret Güvenç, Aytaç Arman Görüntü Yönetmeni: Gani Turanlı Yapım yılı: 1971 Süre: 96 dak

Antalya Film Festivali’nde gazeteciler ’a ‘Filminiz (Üç Maymun) Yılmaz Güney’in ‘’sına çok benziyor demişler. Ceylan ise, “Evet öyle bir benzerlik var. Ben de, bunu sonra fark ettim. Ancak ‘’ filminde aile babanın peşinde giderken, biz de ise tam tersi oluyor. Biz ailede kalıyoruz.” demiş.
‘Üç Maymun’u bilmem ama Yılmaz Güney’in ‘’ isimli filmi neredeyse 70’li yıllarda izlemiştim, o sıralar ülkede yaşanan kaosu belgeleyen bir filmdir.
’, Boğaz’da bir yalıda kahyalık yapıp, karısı ve iki çocuğuyla yaşayan kayıkçı Cemal’in öyküsüdür. Cemal ailesine daha iyi bir yaşam sağlamak için Almanya’ya gitmek ister. Fakat bu umudu, iş bulma kurumunun muayenesinde dişlerinin eksik olması dolayısıyla gerçekleşmez. Çaresiz Cemal, kâhyalık yaptığı ailenin oğlu bir cinayet işleyince farklı bir teklifle karşılaşır. Cinayeti üstüne alacak yıllarca hapis yatacak kendi ailesi ise, ev sahipleri tarafından kollanacaktır. Cemal hapisten çıktıktan sonra verilen sözlerin yerine getirilmeyeceğini görür. Kızı fahişe, oğlu ise kumarbaz olmuştur…
Yılmaz Güney’in bu filmi, devrin yönetimi ve faşizan yaklaşımlarından dolayı ancak bir yıl kadar gösterildi sinemalarda.
’, 1972 yılında 4. Adana Film Şenliği’nde en iyi film ve en iyi ekrek oyuncu dallarında ödüllerini aldı. Lakin, devrin iktidarı bunu öğrenince, jüri üyelerini havaalanından geri çevirmiş ve yeni bir değerlendirme yapmalarını emretmişti! Sonuçta ödüller değiştirildi. En iyi oyuncu ödülü Cüneyt Arkın’a, en iyi film ödülü de Yılmaz Duru’nun yönettiği ‘Karadoğan’ filmine verilmişti.
Sinema sanatının böylesine politize olması zamanla unutuldu, unutturuldu. Fakat halkın Yılmaz Güney’e olan sevgisini engellemedi. Güney, daha sonra senaryosunu yazıp yapımcılığını üstlendiği ‘Yol’ filmiyle Cannes’da ödül aldığında, maalesef ülke topraklarından kaçmaya zorlanmış, firari bir sanatçı olarak sevdiği ülkesine ve insanlarına kavuşmadan Fransa’da yaşama veda etmişti. ‘’ artık aynı festivalde adına ödüller verilen Yılmaz Güney’in sonradan tekrarları çekilse de en güzel filmlerinden biridir. Hatta Coppola’nın ‘Godfather’in den de öte.

Kaynak: Radikal - Hızır Tüzel

Share This Post
Etiketler: , , , , , ,

İlginizi Çekebilecek Yazılar :

Yorum yazın